Syncone ve Acuris Sistem ( Ankylos )

1982 Yılında Toronto da yapılan osteointegrasyon toplantısında, implantların kemik tarafından kabul edilmesinin temel ilkeleri ve sonuçları ile implantolojinin temel felsefesi oluşturulmuş oldu. Yaklaşık 50 yıllık bilimsel araştırmaların günümüze getirdiği implantoloji son 10 yılda ise alt ve üst yapıların bağlantı şekilleri, doku yönlendirilmesi, üst yapı estetiği konularında yön buldu...

İmplant abutment bağlantısının konik  sistemde tasarlanması yeni  bir uygulama değildir. Uçak mühendisliği konik bağlantı sistemini  uzun yıllardır kullanmaktadır. İmplantoloji de ise birkaç sistem konik bağlantıyı temel kabul etmişlerdir. Çiğneme kuvvetleri bileşkesinin  implant gövdesinin merkezi noktasına dengeli dağılımı konik bağlantının esasını teşkil eder.

Tamamen pozitif ve sürtünme kilitli konik bağlantı implant ve üst yapı desteği arasında tek parçalı implant sistemine doğru bütün yönlerde istikrar sağlar. İmplant ile üst yapı desteği arasında mikro hareket olmadığı için mekanik irritasyon görülmez, bu da implantı çevreleyen kemik yapının  kalıcı süre korunmasını ve başarıyı sağlar. Mikro hareket yoksa bakterilerin ve gıda artıklarının lokalizasyonu için mikrogap ten de söz edilemez. Konik bağlantı sistemleri ile uzun dönemli ideal sert doku ve yumuşak doku koşullarının temeli sağlanmış olur..

Diğer tartışılan konu ise Protetik restorasyonların implant dayanaklara adaptasyon şeklidir. Bilinen iki yöntemden ilki olan simantasyon pratik hayatta çok tercih edilmesine karşın dişetine artık simanın kaçışının engellenmesi neredeyse mümkün değildir. Simanın neden olduğu dişeti enfeksiyonu ilerleyen dönemlerde implant çevre kemik dokusunda rezorbsiyona neden olduğu konusu tartışmasız büyük bir problemdir.

İkinci yöntem olarak kullanılan protetik restorasyonların oklusal yada lateral olarak vidalı adaptasyonu yumuşak ve sert dokunun korunmasında en etkili yöntemdir. Buna rağmen restorasyonların oklusal kısmına denk gelen vida giriş yolunun estetik problemi ve bu bağlantı vidasının gevşeme-kırılma sorunları da göz ardı edilemez.

Bu durumda ne simante ne de vidalı olmayan bir sistem olabilir mi sorusunun cevabını yine konik bağlantı mekaniğinde bulabiliriz. Konik bağlantı tasarımının felsefesinden yola çıkarak geliştirilen ACURIS bağlantı sisteminin İmplantolojiye yeni bir yön vereceği şüphesizdir. Kullanım kolaylığı, maliyetin düşük olması estetik sorunlara çözüm getirmesi uzun dönem başarının anahtarı olarak gelecek yıllarda Diş hekimliği pratiğinde vazgeçilmez olacaktır.

 

Ahmet Kiğılı CV